Şartlanmış olanlar ağzı bağlanmış çuvala benzer.
Ne ile doldurulmuş ise odur.
Müslüman “şartlanmış” olamaz.
Zire sevgili peygamberimiz “Hikmet, Müslümanın yitik malıdır”
buyurur:
Müslüman seçicidir ve dinamiktir.
TALAT
Edirnelidir.
İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin önde gelen kadrosundandır.
II. Meşrutiyet’in ilanında aktif rol aldı.
Balkan Muharebeleri esnasında er kıyafetiyle cephede siyasi propaganda yaptı.
Babıali baskını olarak ifade edilen hükümet darbesini yapanların öncülerindendir.
Masondur.
İlk sakalsız sadrazamdır.
Mondros Mütarekesinden sonra Alman denizaltısıyla Almanya’ya kaçtı.
Almanya’da bir Ermeni terörist tarafından öldürüldü.
İttihat ve Terakki’nin ilk üç isminden biri olan Talat Paşa’dan söz ediyorum.
GÖNÜL
Adam sosyal/içtimai sahada prof. olmuş “dönüt” diyor “dürtü” diyor.
Böyle Türkçe olur mu?
Tangırtılı tungurtulu kelimelerle lisan muhafaza edilir mi?
Hissiyattan mahrum bir zihinden ne beklenir?
“Duygusuz” ve hela ile mutfak arasında gidip gelen varlık olmaz mı?
Biraz daha yukarıya bak!
Kalp var, gönül var orada.
FIRLATMAK
Üniversitelerde mezuniyet günlerinde “kep” fırlatılıyor.
Bazen görüyorum ilkokula kadar sirayet etmiş bu “fırlatma” işi.
Nedir bu “fırlatma”?
Sevinç tezahürü mü?
“Kep” nedir diye sormuyorum, bu ayrı bir bahis.
“Fırlatmışken” kitapları da fırlatsınlar.
“Fırlatsınlar” zira kurtuluyorlar kitaptan.
Ne hale geldik/getirildik?
Paylaşarak sürur duyacağımız yerde “fırlatıyoruz”..
KEP
Bir kısım üniversite öğrenciler “kep fırlatmayı” marifet zannediyor ve şöyle müdafaa ediyor:
“Bu evrenseldir”.
Batı’ya kapılanmayı “evrensel” zannediyor.
Kendi kıymetlerini arama ihtiyacı hissetmiyor.
Bu arızalı vaziyetten sadece öğrencilerini mesul tutabilir miyiz?
Hayır, hayır.
Bizim de vebalımız var.
Neyi kaybettiğimizi anlatamadık ki neyi aradığımızı bilsinler.
“ÖN AYAK”
Cümle şöyle: “Dürtülerim beni ön ayak olmaya itiyor”.
Bir şey anladınız mı?
“Ön ayak” ne demek?
Bu lafı söyleyenin “arka ayakları mı” var?
“Dürtüye” gelince;
Öküzleri kımıldatmak/hızlandırmak için övendire ile dürtülür.
Cümle şeyle olmalıydı:
“Hislerim beni rehber olmaya sevk ediyor”.
“DÜRTÜ”
Lisanımızda bazı kavramlar/mefhumlar vardır ki birbirini tamamlar.
Bu nevi/tür kavramlara “mütemmim cüz” denir ki hukuki bir ifadedir.
Mesela “dürtü” lafı kullanılınca “öküz” akla gelir.
Zira öküzler “dürtü” ile harekete geçirilir.
Hani diyorum ki insan olarak yaratılmışız.
Eşref-i mahluk olmak varken niye “öküzleşelim?”