1) Cumhurbaşkanı Erdoğan: Marjinal sol örgütleri polisimizin üzerine salmayın
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Provokasyonlarla vatandaşlarımızın huzurunu bozmaktan vazgeçin. Cesaretiniz varsa yolsuzlukların, hırsızlıkların, alınan rüşvetlerin hesabını verin. Marjinal sol örgütleri polisimizin üzerine salmayın." dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Özel'in sokak çağrısı sonucu ortaya çıkan olayları ibretle takip ettiklerini söyledi. CHP'nin sokak terörüne kucak açtığını ifade edem Erdoğan, "Yolsuzluk, soygun, irtikap, rüşvet iddialarına cevap vermek yerine 5 gün boyunca siyasi tarihimizin en seviyesiz, hukuk yoksunu açıklamalarına imza attılar. CHP'nin kendi çalıp kendi oynadığı oyunu izliyoruz. Parti içi mücadeleyi milletin meselesi yapma çabalarına izin vermeyeceğiz" dedi.
2) CHP'nin olağanüstü kurultay kararının iptali için mahkemeye başvuru yapıldı
CHP'nin 6 Nisan'da gerçekleştireceğini duyurdukları olağanüstü kurultaya ilişkin iptal başvurusu yapıldı.
Eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş ile kurultay delegeleri Levent Çelik ve Hatip Karaaslan, devam eden soruşturmaları gerekçe göstererek, CHP Olağanüstü Kurultayı’nın iptali için Asliye Hukuk Mahkemesi'ne başvuru yaptı,
Savaş ve delegelerin avukatı Onur Yusuf Üregen, Ankara 31. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne sunduğu dilekçede, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in 6 Nisan 2025 Pazar günü saat 10.00'da Ankara Yenimahalle’deki Nazım Hikmet Kültür Merkezi'nde 21. Olağanüstü Kurultay çağrısı yaptığını hatırlattı.
Dilekçede, olağanüstü kurultay çağrısının, 38. Olağan Kurultay sonrasında göreve gelen mevcut genel merkez yönetimi tarafından yapıldığı, ancak bu çağrının usul ve esas yönünden hatalar içerdiği öne sürüldü. Bu nedenle kurultay sonucunda oluşacak parti organlarının hukuken geçersiz olduğu savunuldu.
Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde ve diğer mahkemelerde açılan kurultay iptal davalarına dikkat çekilen dilekçede, yargı sürecinin devam ettiği belirtildi. Ayrıca, 38. Olağan Kurultay sürecinde gerçekleştirilen bazı işlemlerle ilgili olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir ceza soruşturmasının sürdüğü kaydedildi.
3) Yerlikaya 5 günlük bilançoyu açıkladı: İBB protestolarında 1133 kişi gözaltına alındı, 123 polis yaralandı
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Türkiye genelinde 19-23 Mart'ta düzenlenen yasa dışı gösterilerde bin 133 şüphelinin gözaltına alındığını ve 123 polisin yaralandığı açıkladı.
Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alınıp tutuklanması sonrası başlayan gösterilerle ilgili son bilgileri paylaştı. İçişleri Bakanı Yerlikaya, sosyal medyadan yaptığı açıklamada, çıkan olaylarda 123 polisin yaralandığını bin 133 şüphelinin ise gözaltına alındığını bildirdi. Yerlikaya, eylemlerde asit, taş, sopa, havai fişek, molotof, balta ve bıçak ele geçirildiğini söyledi.
Bakan Yerlikaya, Anayasa'nın 34'üncü maddesine göre; herkesin önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahip olduğunu hatırlatarak, "Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ancak, milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve genel ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla ve kanunla sınırlanabilir. Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir." dedi.
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, paylaşımında şu ifadelere yer verdi:
"Anayasa’mızın 34. Maddesi: “Herkes önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.
Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ancak, millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve genel ahlâkın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla ve kanunla sınırlanabilir. Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir.’’ (2911 Sayılı Kanun)
Ancak son günlerde bazı çevreler; toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını istismar ederek, kamu düzenini bozma girişimlerinde bulunuyor, sokak olaylarını körükleyerek polisimize saldırıyor. Bu tür eylemler, halkımızın huzur ve güvenliğini bozmaya yöneliktir.
123 POLİS YARALANDI
Gösterilerde 123 polisimiz yaralanmıştır. Bu eylemlerde asit, taş, sopa, havai fişek, molotof, balta ve bıçak ele geçirilmiştir. Polisimize saldıran, kamu malına zarar veren, halkımızın güvenliğini tehdit edenler hakkında yasal işlemler devam etmektedir.
1133 ŞÜPHELİ GÖZALTINDA
19 Mart-23 Mart 2025 tarihleri arasında gerçekleştirilen yasa dışı eylemlerde 1.133 şüpheli gözaltına alınmıştır. Yakalananlar arasında 12 farklı terör örgütüyle iltisaklı olan şahıslar belirlenmiştir.
Ayrıca gözaltına alınan şahısların, aralarında ‘Uyuşturucu’, Hırsızlık’, ‘Dolandırıcılık’, ‘Cinsel Taciz/İstismar’, ‘Kasten Yaralama’ gibi suçların da bulunduğu 17 farklı suçtan adli işlem gördükleri tespit edilmiştir.
3) İBB'ye yönelik 'Kent uzlaşısı' soruşturmasında Şişli Belediye Başkan Yardımcısı Ebru Özdemir, Azad Barış ve Hunav Altun hakkında yakalama kararı çıkarıldı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik yürütülen "terör" soruşturması kapsamında, firari şüpheliler Ebru Özdemir, Azad Barış ve Hunav Altun hakkında yakalama kararı çıkarıldı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan'ın da aralarında bulunduğu 7 şüpheli hakkında "PKK/KCK terör örgütüne yardım etmek" suçundan başlatılan soruşturma sürüyor.
Soruşturma kapsamında İstanbul Sulh Ceza Hakimliği, firari şüpheliler Şişli Belediye Başkan Yardımcısı Ebru Özdemir, Azad Barış ve Hunav Altun hakkında yakalama kararı çıkardı.
4) Ankara Büyükşehir Belediyesi'ne konser soruşturması: Kamu zararı iddiasıyla soruşturma izni verildi
Ankara Büyükşehir Belediyesi, 33 konserle ilgili olarak soruşturma izni verildiğini açıkladı.
ABB'den yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak 2021-2024 yılları arasında düzenlenen bir dizi kültür ve sanat etkinlikleri bir süredir müfettişler tarafından incelemeye alınmıştı. Müfettişler tarafından sürdürülen ve 130 konseri kapsayan hizmet alımlarına ilişkin inceleme tamamlanmıştır
Söz konusu inceleme sonucunda 97 konser için herhangi bir usulsüzlük tespit edilmemiş, bu etkinliklerle ilgili soruşturma izni verilmemiştir. Ancak 33 konser hakkında, kamu zararı iddiasıyla soruşturma izni verilmesi yönünde karar alınmıştır
Önemle belirtmek isteriz ki; bu etkinlikler daha önce Sayıştay’ın rutin denetimlerinde ve İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan teftişlerde detaylıca incelenmiş, herhangi bir olumsuz bulguya rastlanmamıştır
Karara konu olan ve hakkında inceleme yapılan 9 belediye çalışanı, hukuki haklarını kullanarak Bölge İdare Mahkemesi nezdinde itirazda bulunacaklardır"
5) Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanmasının ardından TBB Başkanlığı'na Zeydan Karalar getirildi
İBB Başkanı ve Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkanı İmamoğlu'nun tutuklanmasının ardından TBB'nin başkanlığı görevini Adana Büyükşehir Belediyesi Başkanı Zeydan Karalar üstlenecek.
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, vatandaşlardan gelen tüm tepkilere rağmen tutuklandı. Bu gelişme sonrası, gözler Türkiye Belediyeler Birliği'ndeki yönetim değişikliğine çevrildi.
TBB Başkanlığına Zeydan Karalar Seçildi
Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanmasıyla boşalan Türkiye Belediyeler Birliği başkanlığına, TBB Başkanvekili ve Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar getirildi. Karalar'ın göreve başlamasıyla birlikte TBB'de yeni bir dönem başladı.
Ekrem İmamoğlu'nun Tutuklanması Tepkileri Artırdı
İBB Başkanı İmamoğlu'nun tutuklanma kararı, siyasi çevrelerde ve sosyal medyada geniş yankı buldu. Birçok vatandaş ve siyasi figür, İmamoğlu'nun tutuklanmasına sert tepki gösterdi.
Zeydan Karalar Kimdir?
Yeni TBB Başkanı Zeydan Karalar, 2019'dan bu yana Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevini yürütüyor. CHP'nin önemli isimleri arasında yer alan Karalar, daha önce Seyhan Belediye Başkanı olarak görev yapmıştı.
6) Amasra maden faciası davasında karar: 3 sanık beraat ederken 20 sanık hakkında 17 yıla kadar hapis cezası verildi
Bartın'ın Amasra ilçesinde, 3 yıl önce 43 işçinin hayatını kaybettiği maden faciasıyla ilgili davada mahkeme heyeti kararını açıkladı. Mahkeme, 20 sanığı 'Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma' suçundan 3 yıl 1 ay 15 gün ile 17 yıl arasında değişen oranlarda hapis cezasına çarptırdı, 3 sanık ise beraat etti. Duruşma çıkışı ölen madencilerin yakınları karara tepki göstererek gözyaşlarına boğuldu
Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Amasra Müessesesine ait maden ocağında 14 Ekim 2022'de 43 işçinin hayatını kaybettiği, 9 işçinin yaralandığı patlamaya ilişkin 4'ü tutuklu 23 sanığın yargılandığı davada "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olmak" suçundan TTK Amasra Müessese Müdürü Cihat Özdemir'i 16 yıl 12 ay, İşletme Müdürü Selçuk Ekmekci ve İşletme Başmühendisi Mehmet Tural'ı 16 yıl 6'şar ay, iş güvenliği ve eğitim başmühendisi Volkan Soylu'yu 15 yıl hapisle cezalandırdı.
Bartın Ağır Ceza Mahkemesince, Bartın Adliyesi'nde özel oluşturulan salonda yapılan 12. duruşmaya, tutuklu ve tutuksuz sanıklar, müştekiler, patlamada hayatını kaybedenlerin yakınları ile taraf avukatları katıldı. Adliye içinde ve çevresinde kolluk kuvvetlerince geniş güvenlik önlemi alındı.
Duruşmada, önceki celsede iddia makamının sunduğu mütalaaya karşı sanıkların, sanık ve müşteki avukatlarının karşı savunma ve beyanları alındı.
Mahkeme başkanı, kararın açıklanacağını belirterek, sanıklara son sözünü sordu.
Söz verilen sanıklar, üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmediklerini ve mütalaaya katılmadıklarını belirterek, beraatlerini talep etti.
Sanık avukatları ise tanıkların beyanlarıyla üretim baskısının olmadığının anlaşıldığını öne sürerek, tutuklu sanıkların tahliyelerini, tutuksuz sanıkların beraatlerini istedi.
Davayı karara bağlayan mahkeme heyeti, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olmak" suçundan tutuklu sanıklar TTK Amasra Müessese Müdürü Cihat Özdemir'i 16 yıl 12 ay, İşletme Müdürü Selçuk Ekmekci ve İşletme Başmühendisi Mehmet Tural'ı 16 yıl 6'şar ay, iş güvenliği ve eğitim başmühendisi Volkan Soylu'yu 15 yıl hapis cezasına çarptırdı.
Heyet, tutuksuz 16 sanığın, aynı suçtan 3 yıl 1 ay 15 gün ila 9 yıl arasında değişen oranlarda hapisle cezalandırılmasına karar verdi. Ayrıca tüm sanıklar hakkında yurt dışına çıkış yasağı adli kontrol tedbirinin uygulanması kararlaştırıldı.
Aralarında Müessese Müdür Yardımcısı Salih Atmaca'nın da olduğu 3 sanığın ise beratine hükmedildi.
7) Macaristan'ı mağlup eden A Milli Takım, tarihinde ilk kez UEFA Uluslar A Ligi'ne yükseldi
A Milli Futbol Takımı, Macaristan'ı mağlup ederek tarihindeki 250. galibiyetini kazandı.
Türkiye, 102 yıllık tarihinde 354'ü resmi, 285'i özel 639 maç oynayıp 1'i hükmen 250 galibiyet, 150 beraberlik, 239 yenilgi yaşadı.
Ay-yıldızlılar, 274'ü deplasmanda, 276'sı Türkiye'de, 89'u ise tarafsız sahada çıktığı maçlarda 3'ü hükmen galibiyet sonucunda 876 gol attı, kalesinde 912 gol gördü.
19 YIL SONRA GELEN GALİBİYET
A Milli Futbol Takımı, Macaristan deplasmanında 19 yıl sonra galip geldi.
Rakibiyle deplasmanda oynadığı son 3 maçı kaybeden Türkiye, kötü gidişe son verdi.
Ay-yıldızlı ekip, Macaristan'a konuk olduğu maçlarda son galibiyetini 2006 yılında Avrupa Şampiyonası eleme grubu mücadelesinde 1-0'lık sonuçla elde etti. Milli takıma galibiyeti getiren gol Tuncay Şanlı'dan geldi.
8) İsrail Dışişleri Bakanı Türkiye ile karşı karşıya gelmek istemediklerini açıkladı
İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, ülkesinin Türkiye ile Suriye’de ya da başka bir bölgede karşı karşıya gelme niyetinde olmadığını belirtti.
Saar, İsrail'i ziyaret eden Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Yüksek Komiseri Kaja Kallas ile Batı Kudüs'te ortak basın toplantısı düzenledi.
AB’nin İsrail’in en büyük ticaret ortağı olduğuna işaret eden Saar, "ortak değerler, çıkarlar ve bir kısmı acı ortak tarihi paylaştıklarını, zaman zaman da görüş ayrılıkları yaşandığını" dile getirdi.
İsrail’in AB için stratejik bir kazanım olduğunu savunan Saar, bölgedeki mücadelelerinin Batı medeniyeti adına olduğunu öne sürerek, "İran, Husiler, Hamas ve Hizbullah’a karşı savaşıyoruz" ifadesini kullandı.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff’un Gazze’de ateşkes önerisinde bulunduğunu belirten Saar, İsrail’in bu teklifi kabul ettiğini ancak Hamas’ın reddettiğini iddia etti. Saar, "Gazze’deki İsrailli esirlerin serbest bırakılması, Gazze’nin silahsızlandırılması, Hamas ve İslami Cihad’ın silahlı unsurlarının bölgeden çıkmasıyla savaşın yarın bitebileceğini" ileri sürdü.
İsrail’in Gazze’ye yönelik insani yardımların girişine kısıtlama getirmesine de değinen Saar, Hamas’ın bu yardımlardan güç elde ettiğini öne sürerek, ülkesinin uluslararası hukuka uygun hareket ettiğini savundu.
İsrail Dışişleri Bakanı, Gazze’de insani yardımların dağıtımı konusunda geçmişteki uygulamaların aynen devam etmeyeceğini, farklı bir sistem kurulacağını belirtti ancak detay vermedi.
"TÜRKİYE İLE SURİYE'DE KARŞI KARŞIYA GELMEK İSTEMİYORUZ"
Türkiye’nin Suriye’deki etkisine dair bir soruya yanıt veren Saar, "Türkiye ile Suriye’de veya başka bir yerde karşı karşıya gelmek istemiyoruz." ifadesini kullandı.
İsrail’in Gazze’yi tamamen işgal edip etmeyeceği ve askeri kontrol sağlayıp sağlamayacağı konusunun ABD ile görüşülüp görüşülmediğine ilişkin soruya ise Saar, bu hususta hükümetin henüz bir karar almadığını söyledi.
9) Katil İsrail'in Gazze saldırılarında hayatını kaybeden gazeteci sayısı 208'e yükseldi
Gazze'deki hükümetin Medya Ofisi'nden yapılan açıklamada, İsrail'in saldırılarında Filistinli gazeteci Husam Şebat'ın yaşamını yitirdiği belirtildi.
Açıklamada, Gazze'de bir gazetecinin daha öldürülmesiyle birlikte 7 Ekim 2023'ten bu yana İsrail saldırılarında yaşamını yitiren basın mensuplarının sayısının 208'e yükseldiği ifade edildi.
Uluslararası Gazeteciler Federasyonu ile Arap Gazeteciler Federasyonu başta olmak üzere tüm basın yayın kurumlarına "Gazze Şeridi'nde Filistinli gazetecilere karşı işlenen bu sistematik suçların kınanması" çağrısı yapılan açıklamada, "İsrail ve ABD ile soykırım suçuna ortak olan İngiltere, Almanya ve Fransa gibi ülkeleri, bu zalimce ve alçakça suçun sorumluluğunu üstlenmeye çağırıyoruz." ifadeleri yer aldı.
10) Güney Kore'de başbakanlık görevinden uzaklaştırılan Han'ın azli anayasa mahkemesi tarafından reddedildi
Güney Kore Anayasa Mahkemesi, 2024'te ilan edilen sıkıyönetimin ardından görevden uzaklaştırılan Başbakan Han Duck-soo'nun azil talebini reddetti.
Yonhap’ın haberine göre, "Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol tarafından alınan sıkıyönetim kararında payı olduğu" gerekçesiyle hakkında dava açılan Han’ın azil süreci 5’e karşı 1 oyla durduruldu.
Kararın ardından Han Duck-soo, yeniden devlet başkanlığı görevine vekalet edecek. Han, mahkeme kararını memnuniyetle karşıladığını belirterek, Anayasa Mahkemesine teşekkür etti ve ülkenin acil meselelerine öncelik vereceğini ifade etti.
GÜNEY KORE'DE SIKIYÖNETİM KRİZİ
Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol, 3 Aralık 2024’te yaptığı televizyon konuşmasında, "muhalefetin devlet karşıtı faaliyetlere karıştığı" gerekçesiyle sıkıyönetim ilan etmişti. Ancak meclis oylamasıyla bu karar kaldırılmış ve hükümet geri adım atmıştı.
Ulusal Meclis, 14 Aralık 2024’te yapılan oylamada Yoon’un azledilmesini istemiş ve Anayasa Mahkemesinin kararına kadar görevinden uzaklaştırılmasına karar vermişti. Bu süreçte başbakanlık görevine vekaleten Han Duck-soo atanmıştı.
Ancak 27 Aralık 2024’te Han için de azil süreci başlatılmış ve devlet başkanlığı vekaletini Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Choi Sang-mok devralmıştı. Han hakkındaki azil davasının ilk duruşması 19 Şubat’ta yapılmıştı.