Kendi oğlundan “gerçek bir erkek” yetiştirmeye çalışırken, babaların, ahlaki sapmaların başladığı o ince çizgiyi geçmemeleri önemlidir. Çocuk kişiliğinin psikolojisi, şiddet, agresyon ve öfke gibi olumsuzluklardan korunmalıdır. Erkek çocuk, tıpkı kız çocuk gibi, güven içinde olduğunu hissetmek, sağlam bir baba omzunun arkasında olmak ister. Korku içinde büyümemelidir.

Bir yaşına kadar olan çocuk psikolojisi, küçük çocuğun babasını, ayrılmak istemediği, en ilginç ve eğlenceli oyuncak olarak algıladığı bir dönemdir ve genellikle onunla en mutlu anlarını geçirir. Bu yaşlardaki oğullar, okul öncesi döneme kadar annelerine çok bağlı olabilirler.

Erkek çocuklarının psikolojisi, okul öncesi dönemde önemli bir gelişim sürecinden geçer.

Genellikle, 5 yaşındaki bir çocuğun psikolojisi değişir, anneye olan bağımlılığı azalır, babaya, diğer yetişkinlere ve yaşıtlarına daha yakın olmaya başlar. Bu dönemde yanlarında bir baba olmasa da, bir öğretmen, antrenör, akraba ya da tanıdık bir adam, erkek çocuk için örnek alınabilecek, otorite olarak kabul edilebilecek, arkadaş olabilecek biri olmalıdır.

Oğulları hala “masanın altına yürürken” güven ilişkisi kurmak başarılırsa, bu güvenin ergenlik döneminde çocuk psikolojisi üzerindeki fazla baskıyla bozulmaması önemlidir. Babaların, oğullarıyla birlikte ruhsal olarak büyümeleri gerekir. Yeterince olgun bir psikolojiye sahip olan yetişkin bir çocuk, çevresindeki gerçekliği, insanları, ebeveynlerini doğru bir şekilde değerlendirebilecek kadar olgun olduğunda, hata ve eksiklikleri kolayca affetmez.

Çocukların psikolojisi üzerinde etkili olma, onları eğitme ve oğullarının davranışlarını değerlendirme ahlaki hakkına sahip olabilmek için, babanın kendisinin, onlara aşılamaya çalıştığı ahlaki ilkelere uygun olması gerekir.

Olgunlaşmış bir psikolojiye sahip büyük bir çocuk da babasının tavsiyesine, desteğine, ilgisine, iyi sözlerine, nazik dokunuşlarına ihtiyaç duyar.