İsrail iç istihbarat teşkilatı Şin Bet, Türkiye'nin bölgesel etkisi ve İsrail karşıtı tutumunun sertleşmesi nedeniyle dikkat çeken bir ilan yayımladı. Yayımlanan ilanda, Türkçe bilen istihbarat uzmanlarının işe alınacağı duyuruldu. İsrail basınında geniş yer bulan bu hamle, Türkiye’nin Ortadoğu’daki etkisini artırması ve İsrail-Türkiye ilişkilerindeki derin kırılmalarla doğrudan ilişkilendiriliyor.
Türkiye’nin Suriye’deki Varlığı ve Yeni Güvenlik Tehditleri
İsrail’in önde gelen medya kuruluşlarından Kann News, Şin Bet’in Türkçe bilen personel ihtiyacına dair yayımladığı ilanı kamuoyuna duyurdu. Habere göre, Suriye’nin kuzeyinde Türkiye destekli güçlerin kontrol alanını genişletmesi, İsrail’in güvenlik önceliklerini yeniden şekillendirdi.
Geçmişte coğrafi mesafe nedeniyle doğrudan tehdit olarak algılanmayan Türkiye, 2025 itibarıyla Suriye’deki nüfuzuyla İsrail’in radarına girmiş durumda. Bölgesel denklemdeki bu kritik değişim, İsrail’i Türkiye’yi daha yakından izlemeye zorluyor.
Türkiye’nin İsrail’e Yönelik Sertleşen Tavrı
İsrail merkezli haber platformu JFeed, 7 Ekim 2023’ten bu yana Türkiye’nin İsrail karşıtı söylem ve adımlarında belirgin bir artış yaşandığına dikkat çekti.
Haberde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Güney Afrika’nın Lahey’de İsrail’e karşı açtığı soykırım davasına katılması ve bu sürece açık destek vermesi hatırlatıldı.
Ayrıca, Türkiye’nin Gazze’deki savaş sona erene kadar İsrail ile tüm ticari ilişkileri askıya alma kararı, İsrail’de alarm zillerinin çalmasına neden oldu.
İsrail’in Tehdit Algısında Türkiye’nin Yeri Değişiyor
İsrail’in güvenlik kurumları, uzun yıllar boyunca coğrafi uzaklık nedeniyle Türkiye’yi doğrudan güvenlik tehdidi olarak değerlendirmiyordu. Ancak son yıllarda Türkiye’nin askeri kapasitesini geliştirmesi, Suriye’deki etkinliğini artırması ve Filistin meselesinde sertleşen tavrı, bu algıyı kökten değiştirdi.
2025 itibarıyla İsrail’in istihbarat analizlerinde, Türkiye’nin olası doğrudan ve dolaylı tehditleri önemli bir yer tutuyor.
Israel-Alma Center: Türkiye’den Gelebilecek İki Kritik Tehdit
İsrail’in önemli güvenlik düşünce kuruluşlarından Israel-Alma Center, Türkiye’nin İsrail için giderek artan bir tehdit olduğuna dair kapsamlı bir analiz yayımladı. Bu analizde, Türkiye’nin İsrail’e yönelik oluşturabileceği tehditler iki ana senaryo üzerinden değerlendirildi.
1. Vekil Güçler Üzerinden Dolaylı Tehdit
İlk senaryoya göre, Türkiye Suriye’deki müttefik grupları kullanarak İsrail’e karşı dolaylı bir vekil savaş stratejisi izleyebilir. Bu durumda Türkiye, doğrudan sahaya inmeden, Suriye’deki silahlı unsurlar aracılığıyla İsrail’i baskı altına almayı hedefleyebilir.
2. Doğrudan Askeri Kapasite Kullanımı
İkinci ve daha kritik görülen senaryoda ise Türkiye’nin uzun menzilli balistik füzeler ve gelişmiş insansız hava araçları (İHA) üzerinden İsrail’e doğrudan askeri tehdit oluşturabileceği belirtiliyor.
2025 itibarıyla Türkiye’nin balistik füze programı ve savunma sanayii yatırımları, bölgedeki tüm aktörler gibi İsrail’in de dikkatle takip ettiği konular arasında.
Türkiye’nin Balistik Füze Kapasitesi İsrail’i Tedirgin Ediyor
Israel-Alma Center’ın raporunda, Türkiye’nin son yıllarda önemli yatırımlar yaptığı balistik füze ve uzun menzilli silah programlarının, İsrail açısından ciddi bir risk faktörüne dönüştüğü vurgulanıyor.
Türkiye’nin askeri gücünü hem Suriye üzerinden dolaylı hem de doğrudan askeri kapasite ile kullanabilme potansiyeli, İsrail’in savunma stratejisinde yeni önlemler almasına neden oldu. Bu çerçevede Türkçe bilen istihbarat uzmanlarının istihdam edilmesi, bu yeni tehdit ortamına yönelik hazırlıkların bir parçası olarak değerlendiriliyor.